MENOPOZ

“Menopoz” Latince kökenli bir kelime olup aylık adetlerin durması anlamına gelir. Tanım olarak adet gören bir kadının yumurtalıklarından üretilen hormonların artık yapılmamasına bağlı olarak bir yıl adet görmemesidir. Altta yatan mekanizma ergenliğe girerken 500.000 civarında olan yumurtaların her ay tüketilmesi sonucu yumurtalıklardaki yumurtaların kritik seviyenin altına inmesi ve yetersiz hormon salınımına bağlı olarak aylık adetlerin önce düzeninin bozulması sonra da tamamen kesilmesidir.

 

Dünyada ortalama menopoz yaşı 51 olup son 100 yıllık süreçte değişmemiştir. Ülkemizde yapılan çalışmalar ise ortalama menopoz yaşının 46 ile 48 arasında olduğunu göstermiştir. Menopoz yaşında genetik faktörler önemli olup doğumdaki ve ergenliğe girerken mevcut yumurta sayısı ve yumurtaların tüketilme hızı belirleyici faktörlerdir. Annenin menopoz yaşı bir kadının menopoz yaşını belirlemede önemli bir etkendir. Sigara içen kadınların ve hiç doğum yapmayanların daha erken menopoza girdiği tespit edilmiştir.

 

Kadınların çoğunda menopoza geçiş bir süreçtir ve bu dönemde adet düzensizlikleri, ateş basması gibi fiziksel değişiklikler ve psikolojik değişiklikler izlenir. Menopoza geçiş tamamlandıktan sonra adetler durur ve bulgular belirginleşir. Bu dönemin en sık şikayet edilen ve en sık görülen bulgusu ateş basmalarıdır. Ateş basmaları baş, boyun ve göğüs bölgesinde hissedilir, ciltte kırmızılık, vücut ısısında ani artış ve terlemeyle karakterizedir. Genellikle birkaç saniyeyle birkaç dakika arasında sürer ancak nadiren bir saate kadar uzayabilir. Menopoza geçiş döneminde her 10 kadından birinde tespit edilen ateş basmaları, menopoz döneminde her iki kadından birinde izlenmektedir. 5 yılın sonunda bu oran %20’ye düşmektedir.

 

Menopozla birlikte azalan hormon yapımına bağlı olarak iç ve dış cinsel organlarda ve idrar yollarında da birçok değişiklik ortaya çıkmaktadır. Vajinal kuruluk, cinsel hayatın olumsuz etkilenmesi ve tekrarlayan enfeksiyonlar sık görülür. İdrar sorunları da sık olup tekrarlayan enfeksiyonlar, sık idrara çıkma ve idrar kaçırma en çok karşılaşılan sorunlardır. Türkiye’deki menopozdaki kadınlar üzerinde yaptığımız çalışmada ürogenital şikayetlerin sıklığını araştırdık ve sık idrara çıkmanın %16 ile en sık sorun olduğunu gördük. İdrar kaçırma, ilişki sırasında ağrı ve vajinal kuruluk diğer sık görülen sorunlar olup %10 civarında izlenmiştir.

 

Yine azalan hormon üretimine bağlı olarak görülen kemik erimesi çok sık karşılaşılan oldukça önemli bir sorundur. Menopozla birlikte tüm vücudunda belirgin değişiklikler yaşayan kadının psikolojik olarak da bu süreçten etkilenmesi oldukça sıktır. Gerek fiziksel gerek psikolojik değişiklikler kadının cinsel hayatını olumsuz etkileyebilmektedir.

 

Kadının hayatında köklü değişiklikler yaratan ve derinden etkileyen menopoz dönemi, bir kadının hayatının ortalama olarak üçte birini kapsamaktadır. 1500’lü yıllarda ortalama kadın ömrünün 40 yıl olduğu ve kadınların çoğunun menopoz dönemine hiç girmediği düşünülmektedir. 1900’lü yılların başında 60 olan ortalama kadın yaşı, günümüzde 80’e ulaşmıştır. Bu nedenle ortalama menopoz yaşı olan 51’den sonra kadınlar menopozda yaklaşık 30 yıl geçirmektedirler. Hayatın bu kadar uzun ve önemli bir bölümünü içermesi nedeniyle her kadın bu dönemi en az hasarla atlatacak şekilde bilgilendirilmeli ve yönlendirilmelidir. Menopozdaki her kadının yılda bir kez mutlaka bir jinekologla görüşmesi, gerekli tetkiklerin ve muayenenin yapılması, sorunları ortaya çıkmadan ya da büyümeden tespit etmek için önemlidir. Menopozdaki her sıkıntının tedavisi mümkündür. Önemli olan sorunun erken tespiti ve doğru tedavisidir.